2. GÜNDELİK HAYATTA KARŞILAŞTIĞIMIZ VE UYGULADIĞIMIZ ESKİ TÜRK RİTÜELLERİ
Eve Selam Vererek Girmek
Anadolu'nun bir çok yerinde büyüklerimiz halen boş eve girerken selam vererek girer. Bunun sebebini bir çoğu İslami bir adet olarak tanımlasa da köken olarak bu inanç eski Türk kültürüne dayanır. Eski Türkler de evi koruyan bir ruh olduğuna inanılırdı bu ruha koruyucu iye denilirdi. Koruyucu iyelere duyulan saygı yüzünden eski Türklerde boş da olsa eve girerken selam verilerek girilirdi.
Fatma Ana Eli
Bu konu hakkında çok detaylı bilgiye ulaşamamakla birlikte Faik Demir ve Nebahat Akgün'ün kaleme aldığı Şaman Ve Türk Dünyası adlı eserde şu şekilde tanımlanmıştır ''Eski Türklerde çocukların koruyucusu Umay Ana figürü, günümüzde Anadolu'da İslam'ın da etkisiyle "Fatma Ana "ya da "Fadime Ana "ya dönüşmüştür. Umay Ana, doğum sancısı çeken kadının sırtını sıvazlar, Anadolu'da da benzer şekilde bu uygulamayı Fatma Ana'nın yaptığına inanılır. Bu çerçevede Fatma Ana'nın yerine geçen yaşlı kadın, Mevlitte doğum sancısı çeken Amine Hatun'un sırtını sıvazlayan melek gibi: "Bu benim elim değil, Fatma Ana'nın eli" diyerek aynı işlemi yapar. Dolayısıyla başta Ortadoğu olmak üzere birçok bölgede el şeklindeki objeler nazarlık olarak kullanılmaktadır.'. Akademik kaynaklarda daha fazla delil bulamamakla birlikte halk arasında anlatılan hikayeler bu evrimi kanıtlar niteliktedir.
Kına Gecesinde Gelini Ağlatmak
Hepimizin en çok karşılaştığı geleneklerden biri olan gelin ağlatma geleneği de köklerimizden aktarılmıştır bize. Eski Türklerde inanışına göre gelini ağlatmak uğur, kut getirir. Kötü ruhları uzaklaştırır ve gelinin içini ferahlatırmış. Bu sebeple kına gecelerinde gelineler çeşitli türküler söylenerek ağlatılır .
Bir çoğumuzun uyguladığı bu hareket olması istenmeyen bir durum için söylenen ve ardından tahtaya vurularak kötü olasılığı uzaklaştıracağına inanılan bir harekettir. Peki neden tahtaya vurulmalı ?İnanışa göre Erlik hanın kötü ruhları tahtaların arasına saklanıp insanların başlarına gelmesinden korktuğu şeyleri dinleyip korkularını başlarına getirirmiş bu sebeple eksiden beri tahtaya vurarak kötü ruhların kaçırılıp dinlememesi sağlanılırmış .
Saçı Saçmak
Saçı kansız kurban olarakta bilinir. İlk zamanlar da erlik hanın kötü ruhlarından korunmak için saçılan saçı günümüzde bolluk ve bereket için saçılır. farklı bir çok maddeyi barındıran saçı ritüeli nin içinde bulunan darı (mısır) sebebi ile ortaya çıkmış 'darısı başına' deyimi de günümüzde sık sık kullanılır.
Çaput Bağlamak
Çaputların özellikle de kırmızı renkli çaputların ağaçlara
türbelere ve kutsal sayılacak yerlere bağlanmasının sebebi geçmişimizde var
olan ağaç kültüdür. İyi ruhlardan yardım istenir dilekte bulunulur. Bu adet
günümüzde sadece ağaçlara ve türbelere bağlanan çaputlarla kalmaz nişan
törenlerinde yüzüklere, lohusa kadının başına, okumaya geçen çocuklarımızın
yakasına takılan kırmızı kurdeleler de dilek ve kötü ruhların şerrinden korunma
amaçlıdır.
Kurşun Döktürmek
Kurşun döktürme kaybolan talihi geri getirmek ve kişinin üzerindeki nazardan kurtulması için yapılan en eski ritüellerdendir. İslam dininde olduğunu savunanlar olsa da din adamları bunu tamamen yalanlamış ve bir çoğu caiz bulmamıştır.
Nazar Boncuğu /Gökçe Moncuk / Göz Boncuğu
Günümüzde birçok insanın nazardan ziyade dekoratif amaçla kullandığı nazar bocuğu yine en eski ritüellerimizden bir tanesidir. Eski Türk anlatılarında nazar boncuğunun takılması en belirgin iki sebebi vardır. İlki albızın gökçe moncuktan korktuğuna inanılmasıdır. Diğer bir sebep ise Türkler arasında mavi gözün az bulunması sebebiyle mavi gözün nazara sebep olacağı düşünüldüğü için nazara karşı kullanılırmış.
Merhabalar, Türk kültürüne dair çok enteresan güzel bilgiler var ama biraz baktım sanırım artık aktif değil bloğunuz :/
YanıtlaSil